Sivaslı Küratör Caner Kemahlıoğlu, Emel Sayın ve Eski İstanbul’u Çağdaş Sanatta Buluşturdu

Küratör Caner Kemahlıoğlu tarafından hazırlanan “Mihrabım Diyen Mavi Miras & Eski İstanbul”küratöryel projesi, 18 Ağustos 2026 tarihinde Vera Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikle sanatseverlerin karşısına çıktı. Vera Kültür Sanat işbirliğiyle hayata geçirilen proje; Emel Sayın’ın yaklaşık altmış yıla yayılan sanat yaşamından yola çıkarak müzik, sinema, portre, İstanbul ve kolektif hafıza kavramlarını çağdaş sanatın farklı disiplinleri üzerinden bir araya getiriyor.

25 sanatçının katılımıyla gerçekleşen proje, yalnızca Emel Sayın’ın sanat yaşamına odaklanan bir portre çalışması olmanın ötesine geçiyor. Emel Sayın’ın sesi, sinemadaki karakterleri ve filmlerinde görünür olan İstanbul üzerinden bir dönemin kültürel hafızasına ulaşmayı amaçlayan proje; izleyiciyi geçmişten bugüne uzanan görsel ve duyusal bir yolculuğa davet ediyor.

Bir sanatçının hafızasından İstanbul’un hafızasına

Projenin temel sorularından biri, “Bir sanatçının hafızasından hareket ederek bir şehrin hafızasına ulaşabilir miyiz?” sorusu olarak öne çıkıyor.

Hicran, Hasret, Feryat ve Yalancı Yarim gibi Emel Sayın’ın sinema çalışmalarında izleyiciyle buluşan sokaklar, konaklar, köşkler, vapurlar ve gündelik yaşam görüntüleri; serginin geçmiş ile bugün arasında kurduğu hafıza köprüsünün temel unsurlarını oluşturuyor.

Bu yaklaşımda İstanbul yalnızca geçmişe ait bir görüntü olarak değil, kendi hafızası ve karakteri olan yaşayan bir anlatı olarak ele alınıyor. Proje, izleyiciyi bir şarkıdan filme, filmden sokağa, sokaktan İstanbul’a ve İstanbul’dan kendi kişisel hafızasına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

“Mavi Miras” ile İstanbul’un renkleri yeniden yorumlanıyor

Projenin “Mavi Miras” katmanında ise İstanbul’un Boğazı, denizi ve gökyüzü ile geleneksel Türk sanatlarının özellikle çini estetiğinde öne çıkan mavi-beyaz birlikteliği, geçmiş ile bugün arasında görsel bir bağa dönüştürülüyor.

Mavi rengin taşıdığı kültürel ve duygusal hafıza, çağdaş sanatçıların farklı teknik ve yorumlarıyla yeniden ele alınırken; İstanbul’un değişen yüzü ile geçmişten günümüze taşınan estetik değerler aynı anlatı içerisinde buluşturuluyor.

Görsel deneyimin ötesine geçen bir sergi

“Mihrabım Diyen Mavi Miras & Eski İstanbul”, küratöryel yaklaşımı açısından farklı ve duyusal bir deneyim de sunuyor. Projede ilk kez bir sergide koku unsurunun kullanılması hedeflenerek, izleyicinin yalnızca gördüğü eserlerle değil, eski İstanbul’u çağrıştıran kokusal atmosferle de geçmişin izlerine ulaşması amaçlanıyor.

Böylece İstanbul’un yalnızca görsel hafızası değil, duyusal hafızası da serginin anlatısına dahil ediliyor.

Projenin dikkat çeken bir diğer yönü ise pazar sanatçılarının üretimlerinin küratöryel yapı içerisinde değerlendirilerek diğer sanatçıların eserleriyle aynı anlatı içerisinde izleyiciyle buluşturulması oldu. Ayrıca bu yıl ilk kez Bazaart sanatçılarından bir seçkiye de projede yer verildi.

Farklı üretim biçimlerinin ve sanat anlayışlarının aynı hafıza ekseninde buluşturulması, projenin kapsayıcı ve çok katmanlı yapısını güçlendirdi.

Sergi kurgusu bir film sahnesi gibi tasarlandı

Eserlerin mekân içerisindeki yerleşimi de projenin sinematografik yapısını destekleyecek şekilde kurgulandı. İzleyicinin sergi alanında ilerledikçe farklı hafıza katmanlarıyla karşılaşması amaçlandı.

Bu yönüyle proje, yalnızca eserlerin bir araya getirildiği bir sergi anlayışının ötesine geçerek izleyicinin içerisinde ilerlediği bir hafıza anlatısına dönüştü.

Caner Kemahlıoğlu’nun küratöryel yaklaşımıyla şekillenen proje, Emel Sayın’ın sanat yaşamından hareketle bir dönemin İstanbul’una bakarken, kaybolmaya yüz tutan kent hafızasını çağdaş sanatın diliyle yeniden görünür kılmayı amaçlıyor.

25 sanatçı aynı hafıza anlatısında buluştu

Projede Ahmet Apaydın, Ahmet Kurt, Aksa Han, Buse Akdoğan, Deniz Serkan Özcan, Ebru Yolver, EdanurArslantay, Ergül Tekin, Fadime Türkeş, Fadime Yıldırım, Gizem Tokay, Günsu Saraçoğlu, İynes Eyüp, İrem Haksever Başaran, M. Bekir Akçagöz, Muhammed Hızır Yüksel, Melih Can, Metin Aykanat, Metin Söylemez, Nurhan Yıldırım, Okan Karakaya, Rabia Ataş Çetinkaya, Serdar Alp Erçin ve Zeynep Çelik; farklı bakış açıları, teknikleri ve sanat pratikleriyle projenin çok katmanlı anlatısına katkı sundu.

“Mihrabım Diyen Mavi Miras & Eski İstanbul”, Emel Sayın’ın sanat yaşamını bugünün gözleriyle yeniden yorumlarken; İstanbul’un geçmişten bugüne taşıdığı kültürel belleği, çağdaş sanatın olanaklarıyla yeniden düşünmeye davet ediyor.

Proje, geçmişin görüntülerini bugünün sanat diliyle yeniden kurarak, İstanbul’un hafızasını izleyicinin kişisel hafızasıyla buluşturan özgün bir küratöryel deneyim olarak öne çıkıyor.

Haber: Günsu SARAÇOĞLU

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!