Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı: Kaderine Terk Edilen 3.300 Yıllık Dünya Mirası

Konya'nın Beyşehir ilçe merkezine 22 kilometre uzaklıkta bulunan Sadıkhacı Mahallesi sınırlarında yer alan ve halk arasında “Eflatun Çeşmesi” olarak da bilinen Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı, bugün ne yazık ki yetkililerin ilgisini bekleyen, bakımsız bir tabloyla karşı karşıyadır.

Hitit devletinin en güçlü dönemi olan Büyük Kral IV. Tudhaliya döneminde inşa edilmiş olan 3.300 yıllık bu anıtsal su tapınağı, Beyşehir’in iki doğal su kaynağının çıktığı benzersiz bir alanda konumlanmaktadır. Alanda, MÖ 14. yüzyıla tarihlendirilen kalıntılar ve orijinal halini muhafaza eden üç önemli anıt bulunmaktadır.

Taşa Kazınan İtikat ve Eşsiz Su Teknolojisi

14 adet kesme andezit ve kalker blokların birbirine geçmeli olarak örülmesiyle inşa edilen ana anıt, 7 metre eninde ve 4 metre yüksekliğindedir. Anıtın en dikkat çekici bölümü olan kuzey duvarında; taşların üzerine oyulmuş, göğü taşıyan Tanrı ve Tanrıça figürleri ile dağ ve su ruhlarını simgeleyen kabartmalar yer alır. Doğal kaynak suları, kayalara işlenmiş bu figürlerin karnından akarak ana anıtın hemen önündeki yaklaşık 1.000 metrekarelik havuza dökülmektedir.

Geçmişte yürütülen uzun soluklu arkeolojik kazılarda başsız boğa heykellerine ve pişmiş toprak tabaklara rastlanmış, suyun altında kalan pek çok tarihi eser gün yüzüne çıkarılmıştır. Ele geçen bu bulgular, anıt çevresinde uzun yıllar boyunca arınma, doğum, ölüm ve dua gibi pek çok ritüelin gerçekleştirildiğinin kanıtı olmuştur. Hititler, dağlardan ve yer altından çıkan suları kutsal kabul etmişlerdir.

Tarihçilerin ve Bilim İnsanlarının Gözüyle Eflatunpınar

1842 yılında Jeolog William John Hamilton tarafından keşfedilen anıtın Hititlerle olan bağlantısı seyyah Charles Texier tarafından ortaya konmuştur. İzleyen yıllarda Hans Gustav Güterbock, Kurt Bittel, Rudolf Naumann, Volkert Haas, Emmanuel Laroche ve James Mellaart gibi dünyaca ünlü bilim insanı Eflatunpınar üzerinde araştırmalar yürütmüş; Hititlerin su teknolojisi ile ritüel uygulamaları hakkında çok değerli bilgileri literatüre kazandırmıştır.

Hititlerden günümüze kadar işlevini kaybetmeden ayakta kalabilmiş en iyi örneklerden biri olan anıt, 2014 yılında “UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi”ne dahil edilmiştir. UNESCO sürecindeki Üstün Evrensel Değerler Gerekçesi şu sözlerle özetlenmiştir: "Eflatunpınar Su Anıtı, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanılan nadir su sistemlerinden biridir. Bu anıt sadece görünüşü, düzeni ve ikonografi yapısıyla değil, yapımı esnasında kullanılan teknoloji ve sanatkarlık bakımından da oldukça nadidedir."

Acil Müdahale ve İlgi Bekliyor

Adı kimilerince Antik Yunan filozofu Eflatun'a (Platon) dayandırılsa da, güneş ışığı granit taşlar üzerine vurduğunda ortaya çıkan eflatun renk nedeniyle bu ismi almış olması muhtemel olan bu devasa miras, bugün ne yazık ki neredeyse kaderine terk edilmiştir. Yosunlarla ve çöplerle kaplanmış havuzunun yanı sıra anıtın çevresi de acil olarak kapsamlı bir temizliğe ihtiyaç duymaktadır. Bölgedeki yegâne su kaynağı olmasına rağmen anıta gelen su kanalları tıkanmış durumdadır ve günümüzde yalnızca iki çeşmesinden su akmaktadır.

Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı; hak ettiği değeri görebilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığının ve yerel yönetimlerin acil ilgisini beklemektedir. Bu son derece özel ve eşsiz kültür mirasının korunarak geleceğe taşınması hepimiz için ortak bir sorumluluktur.

Murat Tüzel

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!