DENİZ ÇAYIRLARI LANSMAN PROGRAMI 44 ÜLKEDEN GELECEĞİN İKLİM DİPLOMATLARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
Marmara’nın görünmeyen yaşam alanlarını güçlendirecek olan DİPTE İZ Projesi’nin lansman programı Tuzla kıyısında yoğun katılımla gerçekleştirildi.
NextGen COP 30.5 kapsamında Türkiye’de bulunan 44 ülkeden geleceğin iklim diplomatlarının katılımıyla gerçekleştirilen lansman ile Marmara Denizi kıyılarında canlılar için yeni yaşam alanı oluşturulmasının ilk adımı atılmış oldu.

YOĞUN KATILIM
Marmara Denizi’nin ekosistem restorasyonuna katkı sağlamak amacıyla Cemre Vakfı bünyesinde hayata geçirilen “DİPTE İZ Deniz Çayırları Projesi”, İstanbul Tuzla’da düzenlenecek lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programın ev sahipliğini Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz yaparken programa İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi ve DİPTE İZ Projesi Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Sarı ve NextGen COP 30.5 delegasyon heyetinde yer alan 41 ülkeden misafir öğrenci katıldı. Programın sunuculuğunu ise ünlü doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş üstlendi.

TOPRAKTA HAVADA SUDA CEMRE
Programın açılışında konuşan Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak başladığı konuşmasında projenin öneminden bahsetti. Gökgöz, “Cemre Vakfı olarak kurulduğumuz günden beri her gün sahada her hafta sahada farklı etkinliklerle birlikte olduk. Fakat Cemre ismini havaya, suya ve toprağa düşmesinden alıyor. Biz bunun içinCemre Vakfı'nın ilk gününden itibaren burada aramızda da bulunan, Prof. Dr. Mustafa Sarı Hocamızla birlikte bu konuda istişare halindeydik. Biz Deniz Çayırlarını vakfımızın kurulduğu andan itibaren gerçekten çok önem ve değer verdik. Bunun için de çalışmalarımızı en başından beri titizlikle getirdik ve başta hayalini kurduğumuz ortamı bugün burada çok şükür sağladık. Biz Cemre Vakfı olarak toprakta, havada, suda, bundan sonra da birçok faaliyet yapmaya devam edeceğiz” dedi.

SÖYLEMDEN EYLEME
Programa Türkiye’de düzenlenecek olan COP 31 İklim Zirvesinin modeli olma özelliği taşıyan ve bu alanda dünyada ilk kez yapılan NextGen COP 30.5’ten de bahseden Gökgöz, “Buradaki birçok arkadaşımız NextGen COP 30.5 programından geliyor. 44 farklı ülkeden, 44 farklı milletten burada bizim çalışma arkadaşlarımız var. TürkiyeCOP 31'e son derece titizlikle hazırlanırken biz de Cemre Vakfı olarak COP 31 öncesi dünyada ilk kez uygulanan model COP 30.5 uygulamasını geçtiğimiz günlerde başlattık. 6 gün boyunca arkadaşlar Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda aynı COP 31 gibi oturumları takip ederekburada farklı çalışmaları yaparak bugün de Deniz Çayırları lansmanımıza katıldı. Türkiye'nin biliyorsunuz COP 31 için en büyük mottosu "Söylemden Eyleme" diye bir mottosu var. Biz deniz ekosistemi için söylenecek sözlerin hepsinin söylendiğini, biraz daha eylem gerektiğini düşünen bir vakıf olarak bugün burada ilk ekimini yaptığımız Deniz Çayırları projesinde ekimden sonra da takibini yaparak sizleri, kamuoyunu, her birinizi tek tek bilgilendirerek süreç hakkında işlemlerimize devam edeceğiz. Ben bu anlamlı buluşmada bize en başından sonuna kadar hiçbir desteğini esirgemeyen Sayın Bakanımız Murat Kurum Bey'e özellikle Tabiat Varlıkları Genel Müdürümüz Hacı Osman Uçan Bey'e ve ekibine huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Tabii bunları yaparken Halkbankası'nın desteğini her zaman yanımızda hissettik. Halkbankası'na da huzurlarınızda gönülden teşekkür ediyorum. Burada Deniz Çayırıekiminde çok kıymetli Prof. Dr. Mustafa Sarı hocamla birlikte ben de bu alanın ekiminde bulundum. Çok zahmetli ve zorlu bir iş olduğunu bizzat deneyimleyen bir kardeşiniz olarak bu işlerin bu zorluğunu inşallah önümüzdeki günlerde bilinçlendirme çalışmaları ve ekim çalışmalarına devam ederek Cemre Vakfı olarak sürdürülebilir bir alana dönüştüreceğiz” diye konuştu.

PROF. DR. SARI: “DENİZ CANLILARI BU ÇAYIRLARI BEKLİYORMUŞ”
Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Mustafa Sarı ise şunları kaydetti: “Deniz çayırları dediğimiz kıymetli bitkiler, karadaki bitkilerin denizdeki tek temsilcisi olan bitkiler özellikle kuzey sahillerimizde çok ciddi bir tahribata uğramış durumda. Öyle ki biz Çevre Bakanlığımızın desteğiyle 2024 yılında başlattığımız Mar Çayır ve şu anda devam eden çayırız projeleriyle haritasını çıkardık deniz çayırlarının. %50'si Marmara kıyılarının deniz çayırlarıyla kaplı. En az müdahaleye maruz kalan alan burası ve şurada el kadar deniz çayırı kalmış. Biz bu bölgeye deniz çayırı ekersek, buradan hem doğuya hem batıya doğru deniz çayırlarının yayılacağını öngörerek bir deniz çayırı ekim projesi başlatmış olduk Cemre Vakfı'nın iş birliği ile beraber. Şu anda biz 100 metrekare bir deniz çayırı ekimi yaptık. Peki ne işe yarıyor bu deniz çayırı? 1 metrekare ise bir günde 10 litreden fazla oksijen üretiyor. Deniz canlılarına barınak, üreme, barınma, beslenme, saklanma alanı oluşturuyor. Bu kadar kıymetli deniz çayırını tabii ki ekmemiz lazım, çoğaltmamız lazım. Biz bir aydır burada çalışıyoruz. İlk deniz çayırını ektiğimiz alanla son ektiğimiz alan arasında yaklaşık bir aylık bir fark var. Deniz çayırlarını ektiğimiz andan itibaren balıklar buraya gelmeye başladı. Deniz canlıları adeta burada çayırları bekliyormuş. Bizim ekmemizle beraber geldiler. Bu eve hemen oraya yerleşmeye başladılar. Şimdi deniz muhtemelen Marmara Denizi'nin dili olsa bugün şaşkındır muhtemelen. Ne zaman deniz kıyısında bir kalabalık olduysa biz kesinlikle denizden bir şey almışızdır. Deniz şaşkın çünkü bugünkü toplantımız denizden almak üzere değil denize vermek üzere bir toplantı. İlk defa biz bugün hep beraber denize bir şey veriyoruz. Diyoruz ki Marmara kusura bakma bugüne kadar biz sana çok kötü davrandık ama bundan sonra böyle yapmayacağız. Deniz çayırlarını getirdik seni zenginleştirmeye çalışıyoruz sana bir şey veriyoruz dedik.”
Sarı’nın ardından kürsüye gelen Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, “Bu projenin, Piri Reis Üniversitesinin kuruluş misyonuna uygun faaliyetler arasında en önemli çalışmalardan biri olduğunu düşünüyorum. Biraz önce hocamız da bahsetti. Aldığımız her iki nefesten birini denizlere borçluyuz. Hocam, ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ancak en son okuduğum bir makalede, dünyadaki oksijenin yüzde 74’ünün denizlerden üretildiği ifade ediliyordu. Günün sonunda, aldığımız iki nefesten birini borçlu olduğumuz okyanuslarımıza ve denizlerimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmenin yöntemlerinden birinin de bu tür projeler olduğuna inanıyorum. Emeği geçen herkese şükranlarımı tekrar sunuyor, hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum” dedi.

“TUZLA’NIN KOKU SORUNUNU TARİHE KARIŞTIRMAYA ÇOK YAKINIZ”
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ise şunları kaydetti: “Bugün Cemre Vakfının düzenlemiş olduğu, ilçemiz yararına son derece önemli bir programda bir aradayız. Uzun yıllar boyunca Tuzla ilçemizdeki organize sanayi bölgelerimiz, güzel ülkemizin ekonomisine önemli katkılar sağladı. Ancak ilçemizde ileri biyolojik arıtma tesisi ve beş organize sanayi bölgesi bulunmasına rağmen, denizimizin kirlenmesi gibi bir durum da söz konusuydu. Uzun yıllar süren çalışmalar ve gösterilen hassasiyet sonucunda, Tuzla Belediyesi olarak bizler de başta Zabıta Müdürlüğümüz olmak üzere, kaçak deşarjlara karşı gerçekleştirdiğimiz denetimlerle sürece katkı sağladık. Cemre Vakfımızın ve Furkan Başkanımızın burada deniz çayırlarının dikimine başlamasından önce, şubat ayında gerçekleştirdiğimiz dalışta deniz çayırlarının küçük küçük nefes almaya ve yeniden canlanmaya başladığını görmüştük. Dolayısıyla bu gelişmeleri görüyor olmak bizler adına çok kıymetlidir. Bu durum aynı zamanda başka bir gerçeği daha ortaya koyuyor. Uzun yıllar boyunca Tuzla’nın en önemli problemlerinden biri neydi? Tuzla’daki koku sorunu. Bugün bu sorunu tarihe karıştırmaya çok yaklaştığımız bir noktadayız.Cemre Vakfımıza çok teşekkür ediyoruz.Çünkü Cemre Vakfımız, kaçak deşarjların önlendiği ve denizinin korunduğu Tuzla’mızda, yeni deniz çayırlarının daha hızlı çoğalmasını sağlamak amacıyla bir dikim çalışması gerçekleştiriyor.İnşallah kısa süre içerisinde, Tuzla Denizi bugün yüzülebilir durumda olmakla birlikte, denizimizi ve kentimizi korumaya devam ederek çok daha ileri seviyede bir su kalitesine ulaşacağız.Ben buna inanıyorum. Bunu hep birlikte başaracağımıza inanıyorum”

“DENİZ ÇAYIRLARI EKİMİ İSTANBUL İÇİN SON DERECE ÖNEM ARZ EDİYOR”
Son olarak kürsüye gelen İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut ise şunları söyledi: “Sözlerimin başında, Sayın İstanbul Valimiz Davut Gül’ün sizlere selam ve saygılarını buradan iletmek istiyorum. Bugün burada yalnızca bir projenin tanıtılması için değil, geleceğimiz için ortak bir sorumluluğun yerine getirilmesi amacıyla da bir aradayız.Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim değişikliği de insanlığın ortak mücadelesini gerektiren bir konudur.Her insanın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, biliyorsunuz, başta ilgili mevzuat olmak üzere Anayasa’mızda da yer alan temel unsurlardan biridir.Bugün burada gerçekleştireceğimiz, daha doğrusu konuşmalardan anladığım kadarıyla yaklaşık bir ay önce başlayan ve peyderpey devam eden deniz çayırı ekim çalışmaları da son derece özel bir anlam taşımaktadır.Ancak başta karbon salımının azaltılması olmak üzere, oksijen üretimine de son derece önemli katkı sağlayan deniz çayırlarının bu proje kapsamında bölgeye ekilmiş olması hem ilimiz hem de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Cuma günü Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızın da katılımıyla Demokrasi Adası’nda bir programın açılışını gerçekleştirdik. Yaklaşık 200 genç beynin bir araya geldiği; farklı üniversitelerden ve yurt dışından öğrencilerimizin katıldığı önemli bir etkinlik düzenlendi. Katılımcılar yaklaşık altı gün boyunca Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda çeşitli çalışmalar gerçekleştirecekler. Cambridge Üniversitesi başta olmak üzere birçok yabancı üniversiteden katılımcının yer aldığı bu çalışma, ülkemizde İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğümüzün koordinasyonunda yürütülmektedir. Bu çalışmayı son derece önemsiyoruz.Diğer taraftan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından, Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi de çevre duyarlılığının geliştirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.Sıfır Atık Projemiz bütün dünyaya örnek olan bir çalışma hâline gelmiştir. Proje, her aşamada önceki başarılarının üzerine yenilerini ekleyerek ilerlemeye devam etmektedir. Bu proje başladığında geri dönüşüm oranımız yüzde 13 seviyesindeyken, bugün yüzde 30’lar civarına ulaştığını tahmin ediyoruz. Bu vesileyle etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen ve çalışmaya öncülük eden Cemre Vakfımıza, Piri Reis Üniversitemize, sevgili genç kardeşlerimize, kıymetli hocamızın ekibine ve burada ismini zikredemediğimiz bütün destekçi kurumlara teşekkür ediyorum.”

CEMRE GÖNÜLLÜSÜ DALGIÇLARLA EKİM BAŞLADI
Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve davetlilerin katılımıyla Deniz Çayırı ekimi için Cemre Gönüllüleri ve profesyonel dalgıçlardan oluşan ekip Marmara Denizi dibinde ekim çalışmalarına start verdi. Program NextGen COP 30.5 delegelerinin günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.










Benzer Haberler
DENİZ ÇAYIRLARI LANSMAN PROGRAMI 44 ÜLKEDEN GELECEĞİN İKLİM DİPLOMATLARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
KKTC açıklarında batan gemiden 50'den fazla kişiyi kurtaran görgü tanığı anlattı: Gittiğimizde henüz batmamıştı, sudaki insanları topladık
30 Ağustos’ta gururlandıran uçuş! İlk HÜRJET gökyüzünde
Afrika-Türkiye İş Birliği Platformu Başkanı Osman Genç’ten 30 Ağustos mesajı
Hülya Koçyiğit genç diplomatlarla bir araya geldi
BASIN, ÜLKENİN HAFIZASIDIR
Milli Mücadele, Zafer ve Gençlik Günleri Uşak’ta Coşkuyla Kutlanacak
Hirai Zerdüş’ten Yeni Single "Günaydın"